Koronavirüs (Covid-19) Salgınının İş Sözleşmelerine Etkileri

Tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle birçok işletme faaliyetlerini kısmen veya tamamen durdurarak işçilerini ücretli veya ücretsiz izne çıkarmış, bazı işletmeler ise esnek çalışma sistemine geçmiştir.

Koronavirüs pandemisinden önceki son pandeminin yaklaşık 100 yıl önce meydana geldiği düşünüldüğünde işçi ve işveren haklarına ilişkin olarak güncel mevzuat ve uygulama yönünden nasıl bir yol haritası çizilmesi gerektiği oldukça önemlidir. Yazımızda Koronavirüs (Covid -19) Salgınının iş sözleşmelerine etkileri soru cevap şeklinde incelenmiştir.

Koronavirüs salgını döneminde işveren tarafından ücretsiz izne çıkarılmak işçiye haklı nedenle fesih imkanı verir mi?

İş Kanunu geçici madde 10 kapsamında, maddenin yürürlüğe girdiği 17.04.2020 tarihinden itibaren başlayarak üç aylık süreyi geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilecektir. Bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılan işçi, işyeri koşullarında değişiklik haklı nedenine dayanarak sözleşmesini feshedemeyecektir. Ancak işçi İş Kanunu madde 24 kapsamındaki diğer haklı fesih nedenleri ile iş sözleşmesini feshederek kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Örneğin; fazla mesai alacakları ödenmeyen işçi salgın kapsamında ücretsiz izinde olup olmamasına bakılmaksızın İş Kanunu madde 24/II-e kapsamında iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilecektir.

İşveren işçiyi koronavirüs salgını sürecinde işten çıkarabilir mi?

İş Kanunu geçici madde 10 kapsamında işveren 17.04.2020 tarihinden başlamak üzere 3 aylık süre boyunca İş Kanunu madde 24/II’de düzenlenen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller dışında işçinin iş sözleşmesine son veremeyecektir. Aksi halde yapılan fesih geçersiz bir fesih olacak olup işçi tarafından işe iade davası ve haksız fesihle ilgili işçilik alacaklarından kaynaklı davalar açılabilecektir.

İşveren kısa çalışma yerine ücretsiz izin uygulayabilir mi?

İşveren tarafından şartları oluşmasına rağmen kısa çalışma uygulaması yerine ücretsiz izin uygulamasına gidilmesi işçi açısından maddi kayıplara neden olacaktır. Örneklemek gerekirse, asgari ücret ile çalışan bir işçi kısa çalışma ödeneği olarak aylık 1.752 TL ücret alabilecekken ücretsiz izin uygulamasında nakdi ücret desteği olarak aylık 1.168 TL ücret alacaktır. Aylık nakdi ücret desteği sabit bir bedel olduğundan işçinin normal zamandaki aylık ücreti ne kadar fazla ise ücretsiz izin uygulaması döneminde kaybı o kadar fazla olacaktır.

Ücretsiz izne ayrılan bir işçinin yerine yeni işçi alınabilir mi?

Geçerli bir neden olmaksızın ücretsiz izne çıkarılan işçinin yerine yeni işçi alınması kötüniyetli bir uygulama olarak kabul edilecektir. Ancak aksi durumlar söz konusu olabilir. Örneğin, salgın sürecinde faaliyetine devam eden bir kargo firmasında kronik rahatsızlığı olan işçi ücretsiz izne çıkarıldığında yerine iş gücü eksikliğini tamamlamak amacıyla yeni bir işçi istihdam edilebilecektir.

Koronavirüs salgını sürecinde işçi ücretsiz izindeyken çalıştırılabilir mi?

İşçinin ücretsiz izindeyken çalıştırılması kanun koyucu tarafından açıkça yasaklanmıştır. 7244 Sayılı Kanun kapsamında ücretsiz izne ayrılarak nakdi ücret desteğinden yararlanan işçinin fiilen çalıştırıldığının tespiti halinde işverene, bu şekilde çalıştırılan her işçi ve çalıştırıldığı her ay için ayrı ayrı olmak üzere fiilin işlendiği tarihteki 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesince belirlenen aylık brüt asgari ücret tutarında çalışma ve iş kurumu il müdürlüklerince idari para cezası uygulanır ve ödenen nakdi ücret desteği ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir.

İşveren işçilerin bir kısmını ücretsiz izne çıkarırken diğer bir kısmını kısa çalışma ödeneğinden yararlandırabilir mi?

Ayrımı haklı kılan bir neden yok ise kısa çalışma uygulaması yapılan işyerlerinde eşit işlem borcu gereği işçiler için farklı uygulamaya gidilemez. Aksi bir uygulamada işçi nakdi ücret desteği ve kısa çalışma ödeneği arasındaki mahrum kalınan bedeli işvereninden talep edebilecektir.

Emeklilik sonrası çalışan işçiler kısa çalışma ödeneği ya da nakdi ücret desteğinden faydalanabilir mi?

Emekli çalışanların işsizlik sigorta primleri yatırılmadığından kısa çalışma ödeneği almaları mümkün değildir. Ancak emeklilik öncesi döneme ait içeride bakiye işsizlik ödeneği kalanlar kısa çalışma uygulaması süresince kısa çalışma ödeneği alabileceklerdir. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından belirlenen Nakdi Ücret Desteği Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar madde 6/I-c kapsamında “herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almamak” düzenlemesi ile emeklilik sonrası çalışan işçilerin nakdi ücret desteğinden faydalanamayacağı açıkça ifade edilmiştir.

Koronavirüs salgını sona erdikten sonra ücretsiz izindeki işçi işe başlamazsa işveren haklı nedenle iş sözleşmesini feshedebilir mi?

Salgın sona erdiğinde işveren tarafından ücretsiz izin süresinin sona erdiği tarih ve işbaşı yapılacak tarih işçiye bildirilmelidir. Usulüne uygun davete rağmen haklı bir neden olmaksızın işe başlamayan işçi hakkında İş Kanunu madde 25/II-g hükmü uygulama alanı bulacaktır. İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki iş günü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç iş günü işine devam etmemesi halinde işveren iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilecektir.

Sonuç olarak, virüs salgını beraberinde alışılmışın dışında iş ve sosyal güvenlik hukuku uyuşmazlıklarını gündeme getirecektir. Yazımızda virüs salgınının iş sözleşmeleri üzerindeki etkisi işçi işveren ekseninde soru cevap şeklinde değerlendirilmiştir. Tüm bu sürecin hukuki destek alınarak yürütülmesi tarafların hak kayıplarının önüne geçecektir.

UYARI

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Eren GENÇ’e aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir. Diğer makalelerimize yayınlar bölümünden ulaşabilirsiniz.

Soru ve Yorumlar İçin

Hukuki sorunlara dair her türlü görüş, yorum ve sorularınızı iletişim bölümünden yazabilirsiniz.

 

Sosyal Medyada Paylaş

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir